15 Nisan 2011 Cuma

KÜÇÜK BALIK


Küçük, süslü japon balığı,
Salın sen!
Bilmezsin, dar alanda olduğunu.
Belki de bilme daha iyi...
Küçük, süslü japon balığı,
Su var, bir de gökyüzü zannettiğin;
Bilme özgür olmadığını.
Şimdilik hoş bir hayatın var,
Ne hoş!
Hoş,
Gerçekleri bilmek yetmez,
Bilsen de bir yere gidemeyeceksin.
İstesen de okyanusları, göremeyeceksin!

Sezen

2 yorum:

Profösör dedi ki...

Bu cumartesi sabahında tekrar hatırlatmak istedim. Umutlu olmayı. Küçük bir kırmızı balık da olsak umud her zaman vardır. Biz de umudumuzla yaşayacağız. küçük bir kırmızı balık da olsak. Bir kavanozda yaşasak. okyanus her zaman olacak. Okyanus bizi beklemektedir.

Küçük balık, yiyecek bir şey sanıp süratle atıldı çapariye. Önce müthiş bir acı duydu dudağında... Sonra hızla çekildi yukarıya. Aslında hep merak etmişti denizlerin üstünü. Neye benzerdi acaba gökyüzü. Balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu ve küçük balık anladı yolun sonunun geldiğini. Koca denizlere sığmazdı, oysa şimdi yüzerken küçücük yeşil leğende, cansız dostlarına değiyordu ister istemez. Bir kedi yalanarak baktı gözünün içine. Yavaşça karardı dünya; başı da dönüyordu. Son kez düşündü derin maviyi, beyaz mercanı, bir de yeşil yosunu.
İşte tam o sırada eğilip aldım onu, yürüdüm deniz kenarına. Bir öpücük kondurdum başına. Sade bir törenle saldım denizin sularına. Bir an öylece baka kaldı, sonra sevinçle dibe daldı gitti. Teşekkürü de ihmal etmemişti, birkaç değerli pulunu avuçlarımda bırakarak. Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme: "Neden yaptın bunu?" diye sorar gibiydiler.
"Bir gün" dedim, "Bulursam kendimi yeşil leğendeki küçük balık kadar çaresiz, son ana kadar hep bir ümidim olsun diye."

Ümidinizin kalmadığı anlarda, bu hikâyeyi düşünüp, teselli bulabilirsiniz.

Kelimeler Dunyasi dedi ki...

Teşekkür ederim Profösör, o kadar güzel, o kadar anlamlı bir öykü ki bu..Çok teşekkür ederim..Siz çok değerlisiniz benim için...